Sülük Tedavisi

Sülükler VÜCUDA İLAÇ  ENJEKTE EDİYORLAR

Tıbbi sülüğün bizim enjektöre çektiğimiz muhtelif ilaçlardan tek farkı, bu ilaçların bizim tarafımızdan değil, bu canlının bizzat kendi ağzından verilmesidir. Ayrıca ortasındaki kanalda “ilaç olarak tanımlanan” ve içinde 105 civarında bioaktif madde bulunan bir salgı biriktirmektedir. Bu canlıyı ilaç haline dönüştüren özelliği işte bu biriktirdiği salgıda bulunmaktadır. Dolayısıyla halk arasında bilinenin tersine tıbbi sülük; sadece kan emen bir canlı değil, insan vücudunda pek çok etkide bulunan bu salgıyı bir ilaç olarak yapıştığı yerden kan dolaşımına aktaran bir canlıdır. Bu kadar etkili maddeyi hem de hiçbir yan etki oluşturmaksızın, tamamen doğal bir terkiple pek çok hastalıkta kullanılan bir uygulama olan hirudoterapi, yeniden değeri anlaşılmış bir tedavi metodudur.

 

HANGİ HASTALIKLARDA KULLANILIYOR?

Tıbbi sülük tedavisinin çok başarılı olduğu sayısız hastalık vardır. Bunların bir kısmını başlıklar halinde sıralayalım:

  • -Varisler, venöz yetmezlikler.
  • -Diyabetik ayak yaraları, damar tıkanıklıkları.
  • -Fibromialji, kas yaralanmaları, tendinitler.
  • -Romatoid artrit, ankilozan spondilit gibi romatizmal hastalıklar.
  • -Diz kireçlenmeleri ve diğer eklem kireçlenmeleri.
  • -Bazı göz hastalıkları (Üveit, Behçet hastalığı, Makulopatiler, Sarı nokta, Diabetik retinopati, Hipertansif retinopati, Retinitis pigmentoza, Optik atrofi ve göz sinir zedelenmeleri).
  • -Muhtelif kalp ve damar hastalıkları.
  • -Migren, kulak çınlamaları.
  • -Nörodejenaratif sinir sistemi hastalıkları (Epilepsi, otistik çocuklar, MS denilen multipl skleroz, motor nöron hastalıkları).
  • -Yüz felci ve diğer felçler.

 

KLİNİĞİMİZDE BİR SÜLÜK KESİNLİKLE SADECE BİR DEFA KULLANILIR
Aslında tıbbi sülük tedavisinin daha pek çok hastalıkta kullanım alanı vardır. O nedenle kullanılmadığı hastalıkları sıralamak belki daha doğru olacaktır. Kansızlıklarda, hemofili gibi kan pıhtılaşma problemlerinde, aktif kanamalı hastalarda, kan sulandırıcı ilaç kullananlarda, gebelikte ve emzirme dönemlerinde sülük tedavisi uygulanamaz. Yine herkesin şunu çok iyi bilmesi gerekir ki bir sülük sadece bir defa kullanılır ve hastalar arasında sülük alışverişi asla yapılamaz. Ayrıca bu konuda hijyenik kurallara itinayla dikkat edilmelidir.

TÜRKİYE’DE KAYNAK ÇOK ANCAK KULLANIM YETERSİZ

Almanya’da 300’ü aşkın tıbbi sülük tedavi merkezi bulunmaktadır. Belçika, Fransa, Finlandiya, Hollanda, Rusya, Kanada, Amerika ve daha pek çok ülkede de sadece insanların değil aynı zamanda veteriner hekimliğin de uygulama alanı içindedir. Dünya sülük ihracatının çok önemli bir ülkesi Türkiye’dir, ancak tıp fakültelerinde doğal tıp dersleri bulunmaması nedeniyle maalesef bu mucizevi tedavi henüz ülkemiz hekimlerinin gündeminde layık olduğu yere gelememiştir.

İŞ SÜLÜĞÜN SALGISINDA

Gözleri ve işitme organları olan sülükler çift cinsiyetli. Sadece kanla besleniyorlar. Tedaviyi sanıldığı gibi kirli kanı emerek yapmıyorlar. Maharet, kan emilirken vücuda karışan Hirudin ve Calin adlı maddeleri içeren salgıda saklıdır.

AĞRI KESİCİ, TANSİYON DÜZENLEYİCİ ETKİSİ

Bu maddeler kanın pıhtılaşmasını engelliyor ve ağrı kesici, mikrop öldürücü, tansiyon dengeleyici, kas gevşetici, bağışıklık sistemini düzenleyici ve stres giderici etkiye sahiptir. Sinir hücrelerinin tamir edilmesini de hızlandırıyor.

7-9 TANESİ 30 DAKİKA EMİYOR

Bir sülük 1-2 mililitre kadar kan emiyor. Bir seansta 8-15 arası sülük kullanılıyor. Bir saat kadar süren seansın başında sülüklerin yapıştıkları yerde hafif bir yanma hissediliyor. Tedavi sonrası kan akışı kendiliğinden kesiliyor.

ALINA DA YAPIŞIYOR, AYAĞA DA

Sülükle tedavi ayak, bacak, diz, göğüs, ense, sırt, bel, omuz, göz ve burun kenarları, alın ve şakaklar ile kulak arkasına uygulanıyor. Ayakaltları, avuç içi, göz kapağı, boyun, koltukaltı ve kasık gibi bölgelere yapılmıyor.